SEVVAL BASALAN SERGİSİ PİNELO GALERİDE

Art4Critic

O genç bir sanat yeteneği, henüz Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar fakültesi 3 sınıf öğrencisi fakat, sanat alanında geleceğe ümit  mesajları veriyor. Kavramsal çalışmalarının yanısıra, pentür tadında resimlerine baktığımız zaman, sanatçının içi içine sığmayan bir yapıya sahip olduğu, yaşama  düz tarafından değil de, farklı tarafından yaklaştığı görülüyor. Geçmişte kalan anılarını  yansıttığını söyleyebileceğimiz giysiler ile kolajlanmış resimleri ise, onun hatıralara ne derece önem verdiğini ortaya koyarken, aynı zamanda  mücadeleci yanını da vurgulamaktadır. Kısaca Sevval Basalan şimdiden zoru başarmak için var olduğunu ve sanatta süreklilik göstereceğinin de mesajını vermektedir.

 

  

Osmanbey Pinelo galerideki sergi açılışında oldukça heyecanlı gözüken  Sevval Basalan’a, kalabalık bir ziyaretçi grubu eşlik ederken, bazı ünlü sanatçılarımızın yaptıkları güzel eleştiriler de, sanatçının çabasında ne derece haklı olduğunu da yansıtıyordu.

 

Sevval Basalan’a sanatı hakkında ne düşündüğünü sorduğumuzda aldığımız yanıt şöyle oldu, “Sanatım insanların yüzüne hayatımızdaki gerçekler gibi çarpsın istiyorum. Hedeflerim arasında evrensel bir sanatçı olmak var, onun için çalışıyor, hayattan, anlık duygu değişiminden ve sanat tarihinden besleniyorum. Kalbi ve beyni aynı anda kullanabilen, cesareti çizgisinden belli olan, uluslararası ve tanınan gerçek bir sanatçı olmak istiyorum.”

25 Kasım’da açılan sergi 2 Aralık 2017 tarihine kadar, Halaskargazi Caddesi 16/4 Şişli adresindeki Pinelo Galeride devam ediyor.

Sevval Basalan sergisinden  çeşitli çalışmaları: 

 

 

 

SANAT TARİHÇİ YANLIŞ YAPARSA, BELGELER YANLIŞI DÜZELTİR…

Art4Critic

Sanatta kopya konusunu kanıtlamak için önce sanatçıların yaşları ve sanatta aktif oldukları yıllar göz önüne alınır ve kopya mı değil mi diye bakılır.

Kopya işler zaten bakar bakmaz anlaşılabilir fakat, üslup benzerliği ise görecelidir, çünkü dünyanın iki ayrı coğrafyasında yaşayan  kişiler, aynı şeyleri düşünebilir ve uygulayabilirler. Veya  gördükleri bir sanatçıdan etkilenerek farklı eserler de ortaya koyabilirler ki, sanat tarihindeki bir çok sanatçıya baktığımız zaman birbirlerinden etkilenmiş olduklarını hayretle görebiliriz.

Ümit Gezgin gibi bir sanat tarihçinin yayınladığı dergisinde, Bahri Genç ile, Güney Afrikalı genç sanatçı Ryan Hewitt’i karıştırmış olmasını gözden kaçmış bir hata olarak görüyoruz;  dergide sözde Bahri Genç ile  Ryan Hewitt’i karşılaştıran Ümit Gezgin, sanki Bahri Genç’in Ryan Hewitt’ten etkilenmiş olduğu imajını ortaya koymuş. Oysa, Bahri Genç oto portresini 2008 yılında yapmış, Ryan Hewitt’in  dergide yer alan portre çalışması ise,2012 yılında yapılmış ve 2013 yılında da  sanatçının sergisinde yer almış…

    

Yukarıdaki görsellerden ilki Ümit Gwzgin’in dergisinden. İkincisi Bahri Genç’in  2008 yılındaki oto portre çalışması, diğeri ise Ryan Hewitt’in 2012 yılında yaptığı ve 2013 yılında sergilediği çalışması.  

Daha önce de yazdık, Ryan Hewitt Bahri Genç’e göre  çok genç bir sanatçı.

Ryan Hewitt’in atölyesinden  bir fotoğrafta, sanatçının portre çalışmalarını neredeyse A4 boyunda yaptığı gözükmektedir. Bahri Genç ise portre çalışmalarını büyük fırçalar ile, çok büyük tuvallerde uygulamaktadır. Akıl var izan var Ümit Gezgin araştırmadan nasıl böyle bir hata yapar diye düşündüğümde, daha eskilerde  rahmetli  Prof. İsmail Tunalı kitabında da benim hakkımda  İsmail Tunalı’nın söylemiş olduğu bir  konuyu karıştırdığı, kitabın ikinci baskısında ise düzelteceğini belirttiği aklıma geldi :)…

 

Bu fotoğraflar her şeyi ortaya koymaya yetiyor. Ayen beyan kör göz bile görebilir neyin ne olduğunu, GÜNAYDIN 🙂

Sanat piyasasında  kafa karışıklığı yaratan bir çok şeyler vardı şimdilerde ise, bazı sanatçılarımızı yabancı sanatçılardan aşağı gösterebilmek çabası öne çıkmış durumda. Oysa örneğin, Bahri Genç  portre sanatı konusunda, uluslar arası bir  profesyonellik ortaya koymuş olan bir sanatçımızdır, destekleneceği yerde bu tür  saçma iddialar ile yıpratılmaya çalışılması kabul edilir bir durum değil.

  

RYAN hEWİTT 2012 YILINA KADAR ÇALIŞMALARINI BÖYLE YAPTI…

Bahri Genç’e soruyorum ne düşündüğünü, gülüyor ve şunu ekliyor, “Benim yaptıklarımı değil önce kendilerinin ne yaptıklarını ortaya koyup öyle  düşmanlık yapmaya kalksınlar… Kişisel sürtüşmeleri sanatımıza  leke sürmeye kalkmakla halledemezler. Varsa bir rahatsızlıkları açıkça ortaya koysunlar. Benim sanatımı eleştirecek seviyeye gelmemiş olanlara sadece gülüyorum”

ADNAN ÇOKER ADINI KULLANMAK BİR YERE VARDIRIR MI?

ART4CRITIC

Son zamanlarda Facebook ortamında bazı sanatçılara yapılan ithamlar karşısında, duyarlılığımızı göstererek  doğruları vurgulamaya çalıştık fakat, sözde eleştirmen yakıştırmasıyla karşılaştık… Acaba sözde sanatçı veya sözde ressam olanlar, yazı yazan, yorum yapan ve yorum yaparken felsefesine de inebilen yazara karşı, “sözde eleştirmen” yakıştırması yapmak gibi bir hataya neden düşerler…

Ülkemizde bir laf vardır, “dinime küfreden Müslüman olsa” diye…  Aslında bu laf yeterli olabiliyor bu tür durumlarda…

Kişi  sanat piyasasına adımını ülkemizin ünlü sanat dealeri ile atıyor ve sanat fuarında kişisel bir sergi açıyor. Sergiyi gördüğümde ünlü sanat dealerimize soruyorum Adnan Çoker ne zamandan beri küçük resimler yapıyor diye ve yanıt veriyor, “Bu Adnan Çoker değil genç bir sanatçı”  şaşkınlığım geçtikten sonra  sanat dealerini  kınayarak oradan ayrılıyorum… Öyle ya özgün çalışmalar yapanlar fuarda galeri bulamazken,  satış amacı güderek eski bir sanatçıyı anımsatan resimleri pazarlamak hoş bir şey olmasa gerek…

  

Adnan Çoker’in bazı çalışmalarından örnekler

Neyse olabilir sanatçı sanatçıdan etkilenebilir veya etkilendiği sanatçı  kendisinden etkilenen sanatçıyla negatif bir diyaloğa da girmiş olabilir fakat, zaten çok küçük olan sanat piyasamızda  sanatçılar arasında sürtüşmelerin olması da güzel bir şey olmasa gerek… Hele bir sanatçı geçinenin sanat yazan bir kişiye karşı sözde eleştirmen  sözünü kullanması da kabul edilir bir şey değil. Adama derler ki kardeşim o zaman sen de sözde sanatçısın ki, eleştiriden rahatsız oluyorsun… Yanlış eleştiri yaparak itham ettiğin sanatçıyı belli bir kıskançlık güderek  sosyal medyaya taşıman kabul edilir bir şey değil…

Adnan Çoker yapıtları ile Türk görsel sanatlarında duayen bir sanatçı ve de akademisyen olarak geçmektedir ve Yazılacak Türk sanat tarihinde de yerini şimdiden almıştır…

  

Adnan Çoker’in bazı çalışmalarından örnekler

Türkiye’de Sohteby’s  müzayedesi ile birlikte resim piyasasında meydana gelen hareketlenme ile birlikte daha önce resim  piyasasında olmayan bir çok isim de  resim yapmaya başlayarak, piyasaya adım atmayı denediler…  Ülkemizdeki müzayedelerin yaptıkları reklamlar da bir çok insanı resim yapmaya itti ve piyasada karışıklıklara da neden oldu. Ve de sözde ressamlar da bu furyadan sonra doğarak, ya internet ortamından ya da başka sanatçılardan alıntılar, etkilenmeler yaparak bir yere ulaşmaya çalıştılar… Şimdilerde de bakıyoruz ki, kendi öz eleştirilerini yapamayanlar etrafa saldırmaya soyunmuş. Bu yüzden Adnan Çoker ile ilgili görselleri yayınlıyoruz. Şimdi biz soruyoruz acaba  hangi sanatçılar Adnan Çoker’den az veya çok etkilenmişlerdir…

Adnan Çoker’in bazı çalışmalarından örnekler

  ü

  

 

Salvatore Scarpitta, Lucio Fontana ve Bubi üçlüsü…

ART4CRITIC

Salvatore Scarpitta ve Lucio Fontana dünya sanat tarihine mal olmuş sanatçılardır.  Bazı çalışmaları birbirine çok benzeyen bu iki sanatçıdan Scarpitta  daha eski…

Bu sanatçıların çalışmalarına baktığımız zaman,  Lucio Fontana’nın Scarpitta’dan etkilenmiş olduğu açıkça görülmektedir. Fakat, Fontana Scarpitta’dan  aldığı etkiyi daha farklı olarak sunma yeteneği göstermiş.

Son günlerde bir facebook sitesinde Bubi Hayon ile ilgili yersiz iddiaları göz önüne alırsak, Scarpitta ve Fontana gibi, Bubi Hayon’un da bu sanatçıların arasında olması gerektiğini,  fakat ülkemizde sanatçımızın dünya görsel sanatlarına mal olmasına bir sponsorluk desteği olmadığı içindir ki, Bubi alkışlanacağına bir grup sözde eleştirmen(!) tarafından intihalci ilan edilmeye çalışıldı…

İntihal ile,  sanatçıların birbirlerinden etkilenerek daha faklı  çalışmalar ortaya koyabilmeleri çok ayrı şeyler. Bu durumda Fontana da intihalci sayılmaz mı? Çünkü Scarpitta’dan etkilenmiş ve onun yaptığı çalışmalardan bazılarının benzerlerini daha farklı olarak ortaya koymuş ve bugün her iki sanatçının da eserleri dünya piyasasında milyon dolarlar ediyor…

Daha önce de  Facebook ortamındaki o sitede belirttim, Bubi Türk görsel sanatlarında çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü kendisinden sonra gelen kuşaklara, Türkiye’den de çağdaş çalışmalar yapıldığını ve geleneksel değerlerimizden yola çıkılarak, dünya görsel sanatlarına önemli eserlerin sunulabileceğini göstermiştir…   Osmanlı döneminin kafes mantığından yola çıkan Bubi’nin  ürettiği eserleri  incelediğimizde, ne Scarpitta’nın ne de başka birinin eserlerine benzemeyen formsal objelerin olduğunu görürüz… Bubi kafes mantığını,  kafesi hissettiren çalışmalarının yanı sıra, Osmanlı’daki savaşlarda kullanılan savaş aletlerini çağrıştıran heykellerle de ortaya koymuştur ki, ne Fontana da ne de Scarpitta’da Bubi’nin heykellerini anımsatan işler yoktur…  

Nedense ülkemizde  birine  damga vuarabilmek için yabancı kaynaklardan örnekler aranır oysa düşünülmez ki, ülkemizde de yabancılara taş çıkartacak sanatçılarımız vardır ve bunların desteklenmesi gerekir… Birilerini yerebilmek için vereceğimiz çabayı, ülkemizin önünü açabilecek sanatçılarımıza destek olarak verebilsek ne iyi olur…

Burada birebir intihal sayılabilecek çalışmalar ortaya koyan sanatçılarımızı korumak gibi bir amacımız yok. Elbette ki intihal doğru bir şey değildir üzerine de gidilmesi gerekir… Bu konuya  ülkemizdeki bazı önemli sanatçıları dahil etme gibi bir hataya düşülmesi ise, önce yargısız infaz ve ülke sanatına verilecek zarar olarak ele alınmalıdır…

Şimdi el birliği ile Bubi’yi dünya görsel sanatlarına mal edebilmek için desteğimizi  göstermeliyiz. Nasıl ki Scarpitta ve Fontana  bu şansı elde etmişlerse, Bubi’nin de hakkıdır…

   SCARPITTA

   

google da Scarpitta diye aradığımızda, Fontana ile birlikte benzer görselleri de bir arada çıkıyor…

  Lucio Fontana

Bugünden tezi yok dünya görsel sanatlar platformunda gerçekten ülkemizi temsil edebilecek özgün  sanatçılarımızı desteklemek için, başta bankalar, Kültür Bakanlığımız ve büyük şirketlerin yanı sıra, vergi şampiyonlarımızı bekliyoruz. Çünkü sanata vereceğiniz destek sizlere ve şirketlerinize  süper bir ekonomiye sahip olacak  Türkiye ile geri dönecektir. Çünkü, sanatçı kuşağı olan bir ülkenin ekonomisinin de  sürekli iyi olduğunu bilimsel araştırmalar ortaya koymuştur…

 

BUBİ HAYON ÇALIŞMALARINDAN BAZI ÖRNEKLER:

     

Sakarya’nın Türk-İsrail köyündeki deprem anıtını yapan Bubi Hayon, ölenlerin anısının yaşatılması için anıta sahip çıkılması gerektiğini söyledi.

 

   

CONTEMPORARY İSTANBUL 2017 ARDINDAN 3

 Art4Critic

Contemporary İstanbul sanat fuarı sona erdi fakat rüzgarı hala devam ediyor. İzleyicilerimizden fuar ile ilgili gelen haberleri değerlendirmeye devam ediyoruz.

Contemporary İstanbul 2017 Bozlu Art Projekt standında yer almış olan fotoğraf sanatçısı Ali Çalışlar’ın balerin fortoğrafları, oldukça ilgi çekti ve hatırladığımıza göre  eserlerin hepsi satıldı.

Bir izleyicimiz Bill Wadman adında 42 yaşındaki Amerikalı bir fotoğraf sanatçısı hakkında bilgiler gönderdi ve  şaşırtıcı bir şekilde Bill Wadman ve Ali Alışır’ın eserlerinin birbirine benzediğini ifade ediyor.

Internette yaptığımız araştırmada ise, bir çok  farklı fotoğraf sanatçılarının da aynı mantıkla  fotoğraflar oluşturduklarını, Pinterstte gördük. Tamam moda olabilir bu tarz fotoğraf çekmek ama  fotoğraf sanatı açısından nasıl yorumlanır ve küçümsenmeyecek fiyatlarda pazarlanmasına nasıl tepki verilir düşünmek gerek.

Uluslararası bir fuar olan Contemporary İstanbul’da yabancı sanatçıların yaptıkları ile benzerlik gözteren eserler, nasılsa izleyicilerin dikkatlerinden kaçmıyor. Şimdi burada yorum yapma hakkını izleyicilerimize bırakıyoruz. Aynı şekilde  fuarda sergilenen yabancı sanatçılardan bazılarının işleri de, başka sanatçıların çalışmaları ile benzerlikler gösteriyordu. Bizim kaygımız  kendi sanatçılatrımızın kendilerinden, yani kendi  yaratıcı fikirlerinden yola çıkarak eser ortaya koymalarıdır. Ancak bu şekilde Türkiye görsel sanatlar dünyasında  prestij bir şekilde yerini alabilir.

Bir çok yetenekli sanatçımız, özgün işler ürettikleri halde fuarda yer bulamazken, ağır etki altında kalmış olan sanatçıları, bir yeniyi yapıyorlarmış gibi sunmanın anlamı nedir, pek bilemiyoruz.

Daha önce de bir başka izleyicimizin  gönderdiği Alican Leblebici eserinin  yabancı bir fotoğtaf sanatçısının lisanslı fotoğrafı ile birebir benzerlik ortaya koyduğuna yer verdik.

Ali Alışır eserlerinden örnekler:

Bozlu Art Projekt standında sergilenen Ali Alışır eseri

Bozlu Art Projekt standında sergilenen Ali Alışır eseri

Bill Wadman eseri.

Bill Wadman eseri.

Bill Wadman eseri.

Alican Leblebici eser Contemporary İstanbul 2017 Mixer Galeri standı.

 

Craig adlı fotoğrafçinin 1998 yılından lisanslı fotoğrafı.

“A hand squeezing a stress ball shaped like a globe of the world, 28 September 1998. The AGE Picture by CRAIG
September 28, 1998 License”

TÜRKİYE’DE LAND ART’IN 40 YILI

Yücel Dönmez ile Türkiye’de Land Art’ın 40 yılı

Dünya Sanat Günü etkinlikleri içerisinde UPSD galerisinde gerçekleşecek olan Dün, bugün ve yarın kuşakları sergisinde, Yücel Dönmez’in Land Art’ın 40 yılı nedeniyle bir sunumu yer alacak. Türkiye’de Land Atr sanatını başlatmış olan Yücel Dönmez’in onurlandırılacağı serginin açılışı  16 Nisan 18:30

Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği 
Maçka Demokrasi Parkı Sanatçı İşlikleri Şişli Evlendirme Dairesi yanı 80220 Şişli /İstanbul
Gsm: +90 533 162 70 05
Tel : +90 212 247 62 83
Fax: +90 212 247 36 85
upsd@upsd.org.tr

TÜRKİYE’DE LAND ART

Yıl 1974 Türkiye’de Yücel Dönmez adındaki sanatçımız Kaçkar dağlarının Altıparmak kesimindeki Kuartat vadisinde bir sanat etkinliği gerçekleştiriyor ve adına “Doğa Düzenlemesi” diyor.

Türkie’de henüz o dönemlerde görsel sanatlar adına tuval üzeri yağlıboya işler sanat olarak biliniyor ve ülkemiz birkaç performans etkinliğinin dışında bu sanatla ilgili olarak fazla bir yol almamış durumda…

Yücel Dönmez’ın Doğa Düzenlemeleri Milliyet Sanat dergisinde Zeynep Oral’ın röportajı ile yer alınca sanat çevresinden olumlu ve olumsuz eleştiriler gelmeye başlıyor: birileri para getirmediği için böyle bir sanatın gereksiz olduğu yolunda fikir yürütürken, bir kesim de sanatta düzenleme diye bir konu yoktur diyerek karşı çıkıyor.

Untitled-1

1975 yılında ise Yücel Dönmez dünyada kar üzer,ine ilk resim yapan sanatçı olarak kendisini gösteriyor: Uludağ’da Büyük Otel sahibi merhum Bülent Garan’ın sponsorluğunda ilk kar resmini gerçekleştirir. Daha sonraları 1996 yılında ise dünyanın en büyük Kar resmi’ni yine Uludağın zirveye yakın bir bölümünde gerçekleştiren Yücel Dönmez’i Bülent Garan’ın oğlu Mehmet Garan, sahibi olduğu Fuji Film-İstanbul ile sponsor eder ve dünyanın en büyük resmi 10 bin metre karenin üzerinde Uludağ’da işlenirken, o zaman hayatta olan Bülent Garan’da ön ayak olduğu bu sanat olayını, Uludağ-Mandıra bölgesindeki tesislerinden izleyerek, Yücel Dönmez ile kurduğu telefon irtibatı ile, dünyanın en büyük Kar Resmi’nin küratörlüğünü üstlenir…

DSC00411

Kaçkar Dağlarının 3700 metresinde Yücel Dönmez’in “Barışın Kelebekleri” çalışması 2012

Yücel Dönmez’in Land Art projeleri 1974- 2013 yılları arasında çeşitli defalar, Erzurum palandökenler, Uludağ, Chicago Grand Park ve Antalya Saklıkent kayak merkezinde devam eder.

1998 yılında Kültür bakanlığımızın daveti ile Amerika’dan Türkiye’ye gelerek Uludağ’da Kar Resmi projesi gerçekleştiren Dönmez’in TRT tarafından yapılan İngilizce röportajı Eurovision’a aktarılır ve Avrupa’da çeşitli televizyonlarda yer alır.

Bugün dünya sanat tarihi araştırmalarında, farklı mekanlarda farklı malzemeler ile sanat bölümünde, Yücel Dönmez’in Kar Resmi projesi de yer alarak, sanatçıdan dünyada kar üzerinde resim yapan ilk sanatçı olarak bahsedilmektedir.

duzeltilmis (2)

Yücel Dönmez’in Land Art merakı dağlarla olan yakın ilgisinden de kaynaklanıyor. Sanatçı aynı zamanda  profesyonel kayak öğretmeni ve Türkiye’nin ilk resmi dağ rehberlerinden ve 64 kez Ağrı dağı tırmanışına sahip.

Geçtiğimiz yıl Yücel Dönmez, bir grup sanatçı ile  Antalya-Saklıkent kayak merkezinde  Kar Resmi (Snow Paintings) projesini gerçekleştirdi. Projede Gülsen Zengin’in kardan kafalar ile gerçekleştirdiği Eriyen Gülümsemeler de yer alırken, Çerkes Karadağ, Berrin İlhan Murat Havan, Mustafa Türk ve Türker Metingül Kar resminin  gerçekleştirilmesinde yer aldılar.

Scan11

Yücel Dönmez 1993 yılında Chicago’da Grand Park (bugünkü Milenum Park) ta

Snow Paintings-Kar Resmiyle görülüyor

UPSD’nin 16 Nisan 2014 tarihinde  kendi galerisinde, Dün, Bugün ve Yarın kuşağı sanatçılarıyla gerçekleştirdiği sergide, Land Art’ın 40 yılı adına Yücel Dönmez’i onurlandırması, ülkemizde bugün  bir çok sanatçının uyguladığı Land Art (Arazi Sanatı) adına bir heyecan olmuştur. Çağdaş sanatın her boyutta hızla yol aldığı görsel sanatlar kulvarında, Land Art’ın önemli bir yerinin olduğu da gün geçtikçe daha da belgelenmektedir. 40 yıl önce dünyada tahmini 7-8 sanatçının içinde bulunduğu Land Art bugün sadece ülkemizde onlarca ve belki de yüzlerce sanatçı tarafından bir şekilde uygulanmaktadır.

Dönmez’in Land Art çalışmalarından görseller:

Dönmez Kar Resmi Chicago-Grand Park 2003 1000 Metre Kare

donmez ve siradisi sanat grubu uyeleri calisma aninda

Saklıkent-Antalya Şubat 2013

50

53

S1

S2

KAR RESMI

DSC05105

Saklıkent-Antalya Şubat 2013

1385166_10151916783803120_1064010784_n

Kar Resmi ve Gülsen Zengin’in Eriyen Gülümsemeleri şubat 2013 Saklıkent-Antalya

kar resmi calismasindan

Saklıkent-Antalya Şubat 2013

tarama0005

Chicago Art Institute of Chicago yanı Grand Park 1993

tarama0006

The Art Institute of Chicago ve Yücel Dönmez’in Kar Resmi 1993 (Art Institute of Chicago Chicago’nun çağdaş sanatlar müzesi ve Amerika’nın 3 büyük çağdaş müzesinden biridir. Diğerleri Metropolitan Müzesi ve Ulusal Galeri-Washington DC.)

tarama0002

Chicago Tribune gazetesinde Margaret Sheridan röportajı

chicago snow paintings 1993

Kar Resmi Chicago Lake Shore&Monroe street 1993

tarama0005

Yeni Hayat Ansiklopedisi Ağrı bölümü.

BERRİN İLHAN BİR PROTEST SANATÇIDIR…

Art4Critic

Face Book müdavimlerinin yakından takip ettikleri bir ressam var Berrin İlhan. Bu sanatçımızın yarı  nü  çalışmaları karşısında insanlar şunu demeden edemiyorlar, “Amma abarttın ya”… Aslında Berrin abartmıyor, kadın sanatçı olarak, kadının kapitalist sistemde kullanılması karşısında, protest duruşunu sergiliyor…

321183_2729937206001_128290439_n

Hemen her gün televizyon haberlerinde kadın cinayetlerini dinliyoruz, kadına şiddet aynı hızıyla sürüyor fakat diğer yanda reklamlar güzel kadınlarla süsleniyor… Gazeteler, mecmualar kadın görselleriyle dolu ve kadının estetik yapısını bir köle gibi kullanan sistem, ona karşı yapılan şiddeti önleyemiyor veya gerektiği şekilde önlemek istemiyor…

417211_4580516749333_550767522_n

İşte bu yüzden Berrin İlhan kadın sanatçı olarak kadının estetik görünüşünü ön plana çıkararak kendince abartıyor ve protest tavrını ortaya koyuyor… Kadını ezen fakat menfaat uğruna kullananlara inat, kadına karşı şiddet uygulamasına yol veren düzene inat, kadının sömürülmesine göz yumanlara inat…

580140_10200865073167493_2113484495_n

Sanatçı, sanat piyasasında da kadının kullanıldığına gönderme yaparak, “Erkek sanatçılar neden erkekleri eserlerinde, bir kadını sergiledikleri gibi sergilemiyorlar. Kadın üzerinden rant yapmaya alışmışlar. Biraz da erkekler üzerinden rant yapmayı deneseler de ne derece başarı kazanabileceklerini görebilsek.” Diyen sanatçı, protest tavrının sanat yatırımcıları tarafından ilgi gördüğünü ve ülkemizin gerçek anlamda ilk kadın protest ressamı olduğunu belirtiyor.

431718_4692327464531_2010934944_n

Berrin İlhan’ın öz geçmişi ile ilgili bazı bilgiler şöyle:

Hacettepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi

Grafik Ana Sanat Dalı’ndan mezun oldu ve Yeditepe ünv.

Plastik Sanatlar , Resim bölümünde yüksek lisansını tamamladı.

İstek vakfı Semiha Şakir İ.Ö.O da ve İstek Kemal Atatürk lisesinde Resim öğretmenliği yaptı.

556221_3770604342029_1675213742_n

ÇEŞİTLİ YARIŞMALAR VE SEÇME SERGİLER

2005 Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen

66.Devlet Resim, Heykel, Seramik ve Özgün Baskı yarışmasında
RESİM alanında ÖDÜL .

2006 32.DYO geleneksel resim yarışmasında  SERGİLENME

2006 Karma sergi – LONDRA – İNGİLTERE

2007 Karma sergi – Galeri Bindallı, İSTANBUL

182195_10200278737829476_1635812681_n

2007 Kültür Bakanlığı Şefik Bursalı Resim Yarışması nda SERGİLENME

2010 Kültür Bakanlığı Şefik Bursalı Resim Yarışması nda SERGİLENME

2009 Antalya Soysal sanat galerisi kişisel sergi

2009 Çekirdek sanat Deniz müzesi karma sergi – İSTANBUL

2009 86 Cumhuriyet sanatçısı karma sergi – İSTANBUL

2010 Mısır Kültür Merkezi karma sergi – İSTANBUL

2001_10200687331244056_1472747124_n

2010 Denizati Sanat Galerisi, karma sergi – İSTANBUL

2010 ,10.Şefik Bursalı resim yarışması, SERGİLENME

2011 Galeri Binyıl ,karma sergi – İSTANBUL

2011 BRHD ,40.yıl karma sergi – ANKARA

2011 Karma sergi, Kunstsamleren Gallery , OSLO – NORVEÇ

2011 Cumhuriyet karma sergisi – ADANA

2011 İkizler sanat Galerisi Karma Sergi – ANKARA

2012  Karma sergi – İnsanbul Sanat Evi – İSTANBUL

208610_10200687309403510_1926718682_n

2013  Barışa Tarafız adlı uluslararası sanat etkinliği organizasyonu

2013 Uluslararası  2. İZMİR Sanat Bienali

2013 Barışa Tarafız genel sergi ,Şirket-i Hayriye Sanat Galerisi – İSTANBUL

BRHD (Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği) üyesidir.

Çeşitli kültür  sanat dergilerinde röportajları yer almıştır.

6 Eylül 2012- Ulusal kanal ekopolitik canlı yayın programında ” Sanat ve aydınlanma ” konulu söyleşiye konuk olmuştur.

310210_2536778817162_565913407_n 548594_4210869148374_2062533286_n

528246_10200977383175173_207343151_n