Sanat Galerileri

AKADEMİLİLER SANAT MERKEZİ

Akademililer Sanat Merkezi 22 Şubat – ​17​ Mart 2018 tarihleri arasında Fazilet Kendirci’nin “Fetüs” isimli sergisine ev sahipliği yapıyor.

Sergide sanatçının ilk kez görülecek tuval resimlerinin yanı sıra, daha önceki yıllarda gerçekleştirmiş olduğu “katmanlar”, “plastikler”, “çekirdek-tohum” serisinden bir seçki de yer alacak.​ ​Kendirci, düşünsel temelleri olan, bilgiye dayalı sanat hareketini gerçekleştiriyor.

Sanatın ve sanatçının sosyal sorumluluk taşıması tezini savunuyor ve bu anlamda onun sanatı tüm enerjisini yaşamın merkezinden alıyor. Doğduğu ve yaşadığı coğrafyanın kültürel zenginliğinin farkındalığı ile yakın tarihte tamamladığı Anadolu tarihini, Medeniyetleri ve Etnik Kimlikleri araştırarak yaptığı eserden sonra şimdi de insanın kişisel arkeolojisi ile ilgileniyor. Coğrafyanın tarihçesi ile insanın kişisel tarihçesi arasında ki paralellikleri sorgulayarak, bireyin kendi yaşam tarihine bakabilmesi için Fetüs’e kadar geriye giderek; insanı çözümleyebilmek adına, “insana-fetüse” ev sahipliği yapan, “fetüs”ü dünyaya getiren kadına bakıyor ve eserlerinde bu meseleyi oldukça geniş perspektiften karşılaştırmalı olarak sorguluyor-vurguluyor.​ ​Anne karnındaki son 6 aylık süreçte, “son masumiyet”ini yaşayan insan nasıl oluyor da dünyaya gelince hızla kirlenmeyi başarıyor? Kadının bu süreçte oldukça yüklü payı olduğunu düşünüyor. “Erkek Egemen” toplumu söyleminin-savununun realitesine şüphe ile yaklaşıyor.

Değerli sanatçımız Sn. Tomur Atagök’ün, Kendirci’nin sanatı hakkında düşüncelerinden alıntı..​.​

Genel olarak sanat ortamına bakıldığında, kadın sanatçının sayıca düşük olduğu görülür. Bir başka dikkati çeken durum, kadın sanatçıların toplumsal sorunlar üzerinde yeterince odaklanmadığıdır. Aile ve toplumsal ortam nedeniyle kadın daha geride kalmayı tercih etmesinin yanı sıra sanatını estetik anlayışıyla sınırladığı sürece toplumsal bir birlikteliğe katkıda bulunmayacaktır. Sayın Fazilet Kendirci, insan ilişkileri ve kültürel öğelerden yola çıkarak izleyiciyi sorgulamaya, düşünmeye ve hissetmeye neden olacak eserleriyle dikkatleri çeken değerli bir sanatçımızdır. Eserlerini izleyelim!

FAZİLET KENDİRCİ SANATINA KISA BAKIŞ…

Yücel Dönmez

Fazilet Kendirci, çağdaş sanat dünyamızın kendi coğrafyasına duyarlı olan az sayıdaki sanatçısından biridir. Çalışmalarının mutlaka bir sosyal dayanağının olması gerekir ki, Fazilet Kendirci eseri olsun. Hani iki çizgi çizip içini doldurarak sanat yaptığını sanan sanatçılardan değil o… Kültürel bir  geçmişe dayalı olarak, araştırmalarının sonuçlarını kendi süzgecinden geçirir ve olması gereken yalınlıkla, sanat dünyasına sunar. Süslü, gizemli kelimeler ile onun sanatını, bir ‘’Kral çıplak’’ esprisi ile yorumlayamazsınız. Söylemek istediklerini yapıtlarıyla yalın bir biçimde ortaya koyan Kendirci, farklı sentezler yaratarak, izleyiciyle buluşabiliyor…

  

                                                                          Konya-Höyük KRAVAT- Fazilet Kendirci

                                                                           Land Art çalışması 255 metre kare

Onun önceki çalışmalarının karşısına geçtiğiniz zaman nasıl ki Anadolu’nun herhangi bir köşesini, dağını, yaylasını, köyünü kasabasını çaqğdaşa indirgenmiş bir duruş olarak hissedebiliyorsanız, yeni çalışmalarının karşısında ise, kendi insanımızın değişim rüzgarını ve insanın nasıl olup da  farklılıklar gösterdiğini, ancak geçmişe giderek anlayabileceğimizi anlatır Fazilet Kendirci… Onun için insan duygusal bir çığlıktır. Kimi zaman sert, bazen fırtına gibi, zaman zaman da yumuşak muson rüzgarları gibi yön değiştirerek esen. Fakat  fetüse inildiğinde, alfabenin ilk harfi gibi insanın yaşama saf ve temiz adım  atmaya hazırlandığını anlatır eserlerinde. Fazilet Kendirci kullandığı malzemeler, çevresel gözlemler ve insan ilişkileri ile, sanatının bilimsel penceresinden bakılabilen sağlam bir sentez ustasıdır…

——————————————————————————————————————————————————


SERGİLER İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

Bu bölüm sanat galerilerimiz için. Sanat galerileriyle ilgili her türlü haber, yorumlar ve sergiler konusunda iletişim içinde olacağız.

Ne yazık ki ülkemde sanat piyasası İstanbul’da yoğunlaştı.Sanat gelerilerinin  küçük bir kısmı hariç  bu işten büyük paralar kazanan yok diye biliyoruz.

Damon Hildreth

Damon Hildreth

Sanatçı yaşamak, sanatını yaşatmak için para kazanmak durumunda. Galeriler de sanatçının eserlerinden kazanacaklarıyla ayakta durma çabası veriyor fakat, ülkemde hala sanatçı galeri ilişkisi doğru bir zemine oturtulmadı: bakıyorsunuz sanatçım aynı zamanda  3-5 ayrı galeride boy gösterebiliyor. Oysa profesyönel sanat piyasasında sanatçı tek bir galeriyle çalışır ve galerisi kendisini başka galeriler ile olan ilişkilerinde başka zeminlere taşırsa gider…

Durum böyle olmadığı için sanatçım  çeşitli galeriler ile çalışıyor, sergilerini açıyor fakat iş satış konusuna gelince, galeriden sattığının çok daha fazlasını atölyesinden eritiyor. Bu durumda ise hem sanatçı hem de galeri kaybetmiş oluyor…

Konuyla ilgili olarak ben suçu galerilerde buluyorum. Sanatçısıyla özel anlaşma yapma yoluna gitmeyen galeri, sanatçıya atölyesinden satma fırsatı vermiş oluyor. Ayrıca galeriler gereken araştırmayı da yapmıyorlar. Kendilerini sanat açısından yetiştirme yoluna giden galeri pek az. Bir galerinin kendi çizgisi olmalıdır. Galeri bir tarafta soyut, diğer taraftan da realistik çalışmaları sergiliyorsa bu yanlış. Ya tam anlamda çağdaş olur galeri veya her çeşitten sanat eserlerine yer veriyorsa o galeri profesyönel gerçek sanat galerisi olmaz olsa olsa, salt ticari amaç güden ve sadece dekoratif anlamda müşterisini memnun etmeye çalışan bir galeri konumuna girer…

Ülkemde önce gerçek sanat galerileriyle, salt ticari amaç güden galeriler birbirlerinden ayrılmalıdır.

Ülkemden bir örnek

Ülkemden bir örnek

Ülkemizden özgün sanatçıların çıkması açısından da galerilerin sorumluluğu vardır. Sürekli Batı özentisi işlere önem veren ve koleksiyonculara, hangi eserler özgün hangileri değil bunu anlatamayan veya bildikleri halde anlatmayan galeriler, profesyönel olmaktan çıkarlar. Bugün ülkemizde gerçekten neler yapıldığını bilen ve geçmişiyle ülkemiz çağdaş sanatlarını araştırmış bir galeri henüz görmedik… Buna İstanbul Modern’de dahildir…

Üç beş kişinin ağzına bakarak ülkemde sanat tarihi yazılmaya çalışılıyor ki bu çok yanlıştır…

Davie

Davie

O kişiler bir gün yok olur ve bugün sizlerin görmeye tahammül etmediğiniz sanatçılar ise öyle prim yaparlar ki sonunda sizler art dealer olarak yok olursunuz. Bunun örneğini de Sotheby müzayedesiyle zaten gördük…

Bugüne kadar Türk çasğdaş sanatlarını yönettiklerini sanan bir takım isimnler bu organizasyonda etkili olamadılar fakat bazı kulüplerin üyeleri onların önüne geçti ve seçicileri etkilediler…

Sonuç iyi mi oldu diyeceksiniz. Sonuç iyi de oldu kötü yanları da var fakat yine de bu organizasyon taşları yerine oıturtamadı ve bu tavırlarla da oturmaz…

Bugüne kadar ülkemizdeki müzayedelerde bazı isimlerin nasıl gündeme getirildiğini de çok iyi biliyoruz. Spekülasyon yapmak sanatta ne kadar doğrudur düşünmeliyiz…

Kendilerini sanatım tek seçicileri gibi görenler şunu unutmamalı, bir gün öyle goller yersiniz ki, bir anda kendinizi  küme dışı bulursunuz…

Galerilere buradan bir sözümüz var: sanatı ve sanatçıları saygıyla karşılayın çünkü sizler henüz çağdaş sanat dünyasını gerektiği gibi bilmiyor ve yorumlayamıyorsunuz. Sizlerin bu tavırları da ülkemden dünya sanat platformuna bir şeylerin aktarılabilmesini güçleştiriyor…

Amerikalı sanatçı Damon Hildreth çalışmasıSotheby müzayedesinden sanatçılarımızın eserlerini satın alarak ülkemize tekrar getirmeniz de sanatımızı kurtaramaz. Bırakın yabancılara pazarlansın. Bugün almazlarsa, yarın daha özgün işler götürüldüğünde yabancılar da sanat piyasamıza akın edebilir.. Galeriler veya birilerinin isimlerini ön plana çıkarabilmek için yabancı müzayedeleri kullananlar, sizlerin nasıl bir politika içinde olduğunuz zaten

Ernst Wilhelm Nay

Ernst Wilhelm Nay

biliniyor. Bir şey yapmak istiyorsanız, yabancı müzayedelerden, dünya sanatında isim yapmış sanatçıların eserlerini ülkemize taşıyın. Daha hayırlı bir iş yapmış olur ve ülkemizdeki sanat piyasasının da kafasını karıştırmazsınız…

Ernst Wilhelm Nay

Ernst Wilhelm Nay

Şurada şunu da hatırlatmakta yarar görüyoruz: insanların kişisel tercihleri vardır, olabilir fakat ille de çok uç kişisel tercihe sahip diye birilerini piyasada yıllarını vermiş, özgün sanat üretenlerin üzerinde göstermek de çok yanlış…

Editör

Sanat Galerileri” üzerine 2 yorum

  1. Şaşırdım inanın ki. Burhan Doğançay, Özdemir Altan mı bu makaledeki sanatçılardan esinlendi yoksa bu yabancı sanatçılar mı bizimkilerden. Google’de araştırdım ve gördüm ki, Ernst Wilhelm Nay 1960’lı yılların başında Özdemir Altan’ın soy ağaçlarına benzeyen resimler yapmış hem de çok miktarda…
    Damon Hidreth ise 50 yaş civarında bir sanatçı ve eserleri bir çok kamusal alanlarda yer almış. Demek ki ülkemde resim yapmanın yolu, BATI’dan sanatçıları birebir izlemekten geçiyor. Şimdi bu sanatçılarımız ne diyeceklerdir merak ediyoruz. Mutlaka açıklama getirmelidirler çünkü ülkemin koleksiyonerleri kime yatırım yaptıklşarını iyice bilmelidirler. Ülkemizde yüz bin dolarlara resim satanlar neden bu paraları hak ettiklerini de açıklamalıdırlar. Ayrıca İstanbul MOdern müze olduğunu iddia edebilmek için, kopya sayılabilecek işleri müzdeen ayıklamalı ve de özgünlükleri kanıtlanmış sanatçıları müzeye koymalıdır. Ayıp yani yaptığınız. Art4Critic sitesine teşekkürler böyle sitelere ihtiyacımız var ki gözümüüz açılsın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s